Fotoğraflarını aşağıda görebileceğiniz 7500 metrekare (176m x 43m) alan kaplayan DEV ATATÜRK portresi Erzincan’daki Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Tugay Komutanı Rahmetli Hidayet Güngör, Emekli Albay Yılmaz Bahar, Albay Eyüp Aslan ve Mustafa Aydemir’in önderliği sayesinde, 1982 yılında askerler tarafından, 29 günde, 3000 askerin üstün gayretleri ile (hergün 100 asker çalışarak) inşaa edilmiştir. Kendileri çok teşekkür borçluyuz, sağ olsunlar var olsunlar.
Bu dev eser Dünyanın en büyük portresi olmasına aday bir yapıttır. 10,000 metreden “Google Earth” ten görünebilmektedir.
Portreyi yapan sayın Mustafa Aydemir’in, 26 yıl sonra, kendi ağzından anlattığı hikayesini aşağıda bulabilirsiniz. Bu eserde emeği geçmiş diğer beş silah arkadaşına daha ulaştım; Ömer Lütfi Genç, Gürşat Kale, Bahri Yıldız ve Cihat Ersan, onlara da sonsuz teşekkürler…
Tabi bu işin yapılması izin veren ve adlarını bilmediğim diğer değerli komutanlarımıza ve bu işte bilfiil çalışmış diğer askerlerimize de çok teşekkür ederiz.
Umarım bu değerli, DEV ATATÜRK eseri, 27 yıl sonra kamuoyunun ilgisini çeker ve bir televizyon belgesi olarak ortaya çıkar.
En büyük amacım bu arkadaşları bir araya getirmek ve bir belgesel hazırlatmak.
Çok kısa zamanda bana vermiş olduğunuz manevi destek için sizlere çok teşekkür ederim.
Buraya tıklayarak Google maps servisi aracılığıyla bu eseri inceleyebilirsiniz.
Saygılarımla,
Dr. Sezgin Aytuna
www.aytuna-consulting.com
Sezgin Aytuna tarafından 10 km uzaklıktan telefoto lens ile çekilmiştir.
Sezgin Aytuna tarafından 10 km uzaklıktan telefoto lens ile çekilmiştir.
Sezgin Aytuna tarafından 10 km uzaklıktan telefoto lens ile çekilmiştir.
Google Earth programında 1500 metre yükseklikten görüntülenmiştir.
Google Earth programında 2500 metre yükseklikten görüntülenmiştir.
Google Earth programında 7500 metre yükseklikten görüntülenmiştir.






May 26, 2008 at 9:47 pm |
Sezgin Bey, 27 yıl sonra da olsa, hiç olmazsa ülkesinin dağlarına yapılmış bir portreyi merak eden, bunu önemseyen ilk insan olmanızdan dolayı sizi kutluyorum. Biliyormusunuzki değil bütün Türkiye, Erzincan’lılarımız bile bu portreyi merak etmemiştir. Doğalki bunu ilk hayal edeni, kafayı bu portreye takanı ve bunu oraya çakanı da! Oysa hepimiz biliyoruzki uygarlığın temeli merak etmektir. Bizler hiçbir şeyi merak etmediğimiz içindir ki bilimde, keşifte, sanatta, ekonomi ve yaşam standartlarında bu kadar geri kaldık. Bu portreyi ben 1982 yılında kısa dönem askerliğimde (29 günde) yaptım. Toplam 3000 gönüllü asker bu portrenin yapımında çalıştı. Şimdi bilmiyorum ama yapıldığı zaman dünyanın en büyük portresi idi. Portrenin boyu 176 metre, alanı 7500 metrekaredir. Sadece beyaz ve siyah renkler için 100′er ton boya harcanmıştır. Ama işin ilginç yanı tüm portre için hiç para harcanmamıştır. Sizin gördüğünüz resim, benim hayalimin (veya projemin) sadece 1. kısmı idi. Oysa ben orada, o resmin askerler ve kent üzerindeki moral etkisini düşünerek hareketli ve sesli bir portre tasarlamıştım. Bu da Dünyadaki böylesi ilk uygulama olacaktı, ama bunun için minik sayılabilecek bütçeyi Genelkurmay maalesef çıkartamadı ve resim öylece kaldı. Portrenin kendisi bir yana, yapımı ve yapım aşamaları gerçekten bir belgesele konu olacak kadar ilginçtir. Portre kireç taşından degil, cıvarın 7 dağdan elle toplatılan taşlarından yapılmıştır. Dağın kendisi gevşek toprak zemindir, ayrıca engebeli ve hayli diktir. Erzincan deprem riskli bir ilimiz olduğundan, dağda uyguladığım (o muazzam ağırlığın yıllar içinde kaymasını önleyecek) statik mühendislik tedbirleri sanıyorum ressamlığımdan daha fazla önem arzetmiştir. Ben bu resmin yapımını özellikle bana inanan ve bana bu imkanı veren o zamanki Tugay komutanımız (şimdi rahmetli) sayın Hidayet Güngör’e ve Erzincanlı tabur komutanımız (şimdi kendisi emekli albaydır) sayın Yılmaz Bahar’a borçluyum. Sonra sırasıyla Eyüp Teğmenimiz gibi nice idealist subayımız ile dağın zor şartlarında çalışan binlerce askerimize tabiki.. Paşamız, resim bitince ödül olarak, benim (ve ekibimin) tezkerelerini imzalayıp bizlere verdi. Ayrıca benim bu portreye imzamı atmamı emretti. İlk defa bir emre karşı gelerek bunların hepsini reddettim ve askerliğimden normal süresinde terhis oldum. Çünkü ben bu resmi bir ödül almak için değil, özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz kişiye minik bir borç ödeyebilmek için hayal etmiştim. Ayrıca bu resme küçük bir taş koyanı o resme gönlünü bağlayanı da düşünerek ona bir imzayla tek başıma sahip çıkmak istemedim. Bugün de olsa aynı şeyi yaparım. Sezgin Bey bu portreyle ilgili anlatılacak elbette çok şeyler var. Ben size sadece ön bilgi olarak bunları geçiyorum. Umarım belgesel fikriniz hayata geçer ve milletimizin bu portreden haberi olur. En kısa sürede tanışacağımızı ümit ederek sizlere en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ayrıca Eyüp Teğmenimizle (albayımızla) yeniden karşılaşmak ve görüşmekten mutluluk duyarım.
Selamlar.
Mustafa Aydemir
May 26, 2008 at 9:48 pm |
1982 dan beri orada duran devasa bir eserden kimsenin haberinin olmaması enteresan.
Sezgin’e çok tesekkurler.
May 26, 2008 at 10:21 pm |
Sezgin Beyi bu eseri bunca yıl sonra ortaya çıkarmasından dolayı kutlarım.
Eserin Türkiye tanıtım film ve broşürlerinde yer almasını öneririm.
En etkili tanitimin da halen “Google Earth” ile yapılmakta olduğunu ve bu bağlantı adresinin de yayınlamasini dilerim.
Şükrü Boğut
May 27, 2008 at 7:04 am |
Belki biraz yaşlandık ama.. bu resmi ve yapımcı Sn Mustafa Aydemir ve arkadaşlarının yaşadıklarını ve anlattıklarını okuyunca gözlerim yaşarıyor.
Olay salt bir Atatürk resmi çizmekten ziyade Atatürk ve Kemalizm için neler yapabileceğimizin canlı bir kanıtıdır.
Askerlikte kimileri için en büyük ödül olabilecek erken terhisi elinin tersi ile itecek kadar…
Zaten bu insanlar olmasaydı..oluşamasaydı ülkemiz bu noktaya gelemezdi.
Kendilerine en derin saygılarımızı sunmaktayız.
Bu konuyu gündeme taşıyan Sn. Sezgin Beye de teşekkür ederiz.
May 27, 2008 at 7:04 am |
Sezgin Bey,
Bir harikasınız…Siz sadece muhteşem bir Jeolog değil aynı zamanda muhteşem bir vatanseversiniz….Cumhuriyetimizi kuran Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün resmini heryerde olmasa bile biz görüyoruz. Teşekkür ediyoruz size ve sizin gibilere..
May 27, 2008 at 7:07 am |
Kalbimize ve beynimize kazıdığımız ULU ÖNDERİMİZİN portresinin ERZİNCAN dağlarında yer alması kadar, bence bugünkü ve gelecek neslin her bir ferdinin kalbine kazınması gerekli diye düşünüyorum.
Hem sizin hem de Sayın Aydemir’in ellerine sağlık. Ne kadar güzel bir çalışmayı ortaya çıkartmışsınız.
Saygılarımla,
Yeşim Karahan
May 27, 2008 at 7:55 am |
Sezgin Bey,
Bu Dev eseri bizlere duyurduğunuz için teşekkür ederim. Emeği geçen herkesi kutlarım. Büyük Atatürk’umuzu her yerde ve her şekilde hatırlamalı ve O’nun yolundan ayrılmamalıyız.
Saygılar.
Bilgin Kaftanoğlu
May 27, 2008 at 8:00 am |
Emeği geçenlerin hepsi kutluyorum. Şahane bir eser. Bencede Türkiye’nin tanıtım broşürlerinde yer almasi lazım. Bu eserde emeği geçen bütün komutanlarımıza ve askerlerimize yürekten teşekkürler. Ayrıca bu eseri hepimize ileten Sezgin Bey’ide kutluyorum.
Hatice Efe
May 27, 2008 at 8:14 am |
Mustafa Aydemir ve Mehmetciklerimize var ve sonsuz olan şükranlarımı bir kez daha sunuyorum.
Ancak Sezgin Aytuna’nın bu vefakar ve inanılmaz çabasını gücünü inadını ve ısrarını haz ve onurla izliyorum. ATATÜRK’ümüze olan bağlılığımızın inancımızın haklı onurunu yaşıyorum.
ATATÜRK GENÇLİGİNİN var olduğunu görmekte hele şu günlerde ayrı bir güvencemiz.
Sezgin Aytuna’nın çabasına destek olduğumu yineliyor belirlenecek bütçeye katkım olacağını ifade etmek istedim. Düşündümki hepimiz elbirliği ile sponsor olalım. Katılacak çok ATATÜRK genci çıkacaktır.
Onurla izlediğim çabana ve başta ATAM tüm mehmetçiklerimize emeği geçen vatan evlatlarına tekrar şükranlarımı sunuyorum.
Saygı ve sevgilerimle.
Av.Nermin Yoğurtçugil
May 28, 2008 at 11:02 am |
Söylenecek tek bir söz var “MÜKEMMEL” emeği geçen herkesin önünde saygıyla eğilirim.
May 28, 2008 at 5:38 pm |
Evet geç de olsa farkedilen ve birçok insanın farkında olmasını sağlayan Sezgin ustama-hocama binlerce teşekkür. Mustafa Kemal’imizin o gururlu bakışının dağlardaki portresi izlenmeye ve görülmeye değer bir yapı.. bizlere düşen bi iş-görev olursa seve seve yaparız..bilgilerinize.
İzzet Hoşgör, Y.Müh.
May 28, 2008 at 8:30 pm |
Sevgili Sezgin
Erzincan’daki Atatürk Posteri konusu senin sayende topluma maloluyor , tebrik ediyorum ve de teşekkür ediyorum,harika bir iş başardın
May 28, 2008 at 10:29 pm |
Sezgin Bey,
Bu resimden haberimiz olmasına vesile olduğunuz ve yapan kişiler ile bizi bir nevi tanıştırdığınız için teşekkür ederim. Yaptığınız çalışmaların başarı ile devamını dilerim. Umarım belgesel fikriniz bir yerlerde hayata geçer ve yeni nesiller bu eserden ve ressamlarından haberdar olur.
Saygılarımla.
May 29, 2008 at 9:24 am |
Büyük insan Atatürk’ün Erzincan’daki muhteşem portresi ile ilgili olarak Sezgin’in yıllardır azimle yaptığı sonuçsuz girişimleri çok yakından biliyorum. İkimizin de üyesi olduğu Yerbilimleri Kurumu’nun Nisan 2008′de yapılan genel kurulunda da konuyu gündeme getirdiğini hatırlıyorum.
Sonunda Sezgin, binlerce askerimizle birlikte büyük bir çabayla çalışarak bu eşsiz eseri yaratan Sayın Mustafa Aydemir ve diğer emeği geçenlere ulaşmış durumda..
Portre tanıtımı için belgesel yapılması önerisi desteklenmeli, belki hâlâ dünyadaki en büyük portre olması nedeniyle “Guinness World Records”a başvurulmalıdır.
Herkesten ilgi beklerken, duraysız bir zeminde, yedi ayrı bölgeden elle toplanan tonlarca taşla yapılmış bu anıtın jeolojik incelemelere bile konu olabileceği düşünüyorum. Bu nedenle üniversite, ve diğer kurum ve kuruluşlardaki ilgili yönetici ve jeoloğların da ayrıca devreye gireceklerini umuyorum.
May 29, 2008 at 12:04 pm |
Emeğiniz, ruhunuz ve sevginiz için bizler size teşekkürü bir borç biliriz.
Güzel memleketimin taşına toprağına daha niceleri kısmet olsun…
May 29, 2008 at 2:34 pm |
Sevgili Dostum,
Fevkalade bir çalışma ve de fevkalade bir fikir yaratmışsın. Ulu önder için
hepimiz üstümüze düşeni seve seve yaparız. Sponsor konusunda yardımcı
olmaya çalışacağım.
May 31, 2008 at 5:54 pm |
Nasıl ilgisiz bir toplum olduğumuzun bir kanıtı….koskoca portre orada yıllardır duruyor da, hiç kimse merak edip de bir araştırma yapma gereği duymuyor… hem bir şey üretmeye pek meraklı değiliz, hem de üretilen güzelliklere karşı son derece ilgisiz ve saygısızız… Üstelik bu portre herhangi birinin de değil. Her şeyimizi ona borçlu olduğumuz Atatürk ‘ümüze ait… ama olsun, önünden geçip gidiyoruz…. tıpkı onun ilkelerini de kulak ardı ettiğimiz gibi, pervasızca….Çok teşekkürler bu güzelliği yaratanlara…tüm emeği geçenlere….çok teşekkürler ilgilenip araştıran Dr.Sezgin Aytuna’ ya…
June 6, 2008 at 10:22 am |
Dünyada gelmiş liderlerin en büyüğü Aziz M. Kemal Atatürk’ü herzaman, ebediyete kadar da anacagız yeri ve değeri dolduramaz !. Türk neferi olarak ona olan hayranliğim sevgim ve saygım asla tükenmiyecektir …Dağlara taşlara resminin işlenmesi doğaya yansıması cok hoş .. selamlar..
June 8, 2008 at 1:31 pm |
Değerli Meslektaşım Aytuna, senin ülke sevgine, azmine, araştırmacı ruhuna bir kez daha hayran kaldığımı belirtmek isterim. Bilmem hatırlarmısın seninle ilk kez 1990 yılında Adıyaman’da Nemrut dağı eteklerinde Cendere kuyusunda karşılaşmıştık. O günden bu güne senin yaratıcı düşüncen, sosyal yaşama bakışın, memleket sevgin, ülkenin zenginliklerine hayranlığın beni mest etmiştir. Bu ülke topraklarında Türk kimliği altında çocuklarımızla bağımsız ve özgürce yaşayabiliyorsak, dinimizi, dilimizi özgürce yaşayıp kullanabiliyorsak bunu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Bence dünyanın harikalarıdan biri olarak düşündüğüm bu portreyi inşa eden TSK mensupları yanında senin ve eserin tanıtımındaki gayretinde bir o kadar takdire şayandır. Bana bu fotografı 3-4 yıl önce mail yolu ile yolladığını hatırlıyorum. Sevgili Sezgin, seninde üyesi bulunduğun TPJD’nin hazırlamakta olduğumuz 50.yıl kitabında seninde izninle bu fotografını kullanmak isteriz. Ayrıca, TPJD yıllık takviminin ayna kısmında da kullanmak arzusundayız.
Ülkemizin daha nice zenginliklere sahip olduğunu seninde bildiğin gibi bu ülkenin dağlarını taşlarını adım adım gezen jeologlar çok iyi bilir. Sende bunlardan birisisin ve ilksin. Çünkü seni onlardan ayıran en önemli özellik bu güzellikleri tüm halkınla paylaşan paylaşıldıkçada zevk alan bir kişilikte olmandır. Umarım senin bu gayretlerin diğer yerbilimcilere de örnek olur, onlarda gözlemledikleri eşsiz güzelliklerin tanıtımında Türkiye’nin elçileri olurlar.
Saygılarımla,
İsmail Bahtiyar
Türkiye Petrol Jeologları Derneği Başkanı
June 8, 2008 at 7:05 pm |
Gerçekten bu güzel ve takdir edilecek , ama gizli kalmış bu büyük çalışmayı bizim de görmemizi sağladığınız için çok teşekkürler. Teşekkürler….Bakalım basın ve yayın organlarımız ne kadar sahip çıkacak!!!.
June 11, 2008 at 1:19 am |
Sevgili Sezgin,
Sen zaten çocukluğumuzdan beri herşeyin liderliğini yapar, bizlerin hamisi olurdun. Böyle bir olayı ortaya çıkarıp başlatmış olduğun bu kampanya için seninle ne kadar iftihar ettiğimi tahmin edersin. Seni bütün kalbimle tebrik ederim. Büyük zorluklarla içinde dağlara taşlara Atamızın resmini yapan hakiki Türk Mustafa Aydemir bey’i ve ona yardımcı ve destek olan bütün Türk Subaylarını ve Askelerini saygıyla kutlarım.
June 11, 2008 at 6:43 pm |
Güzel paylaşımınız için teşekkürler. Ülkemizin her yanında bunca emekle
yaratılmış Atamıza saygıyı ifade eden eserler varken. TV ye çıkıp Atatürk’ü
sevmediğini söyleme cesareti gösteren aymazları yetiştiren anne babaları
ve onları eğitenlere yazıklar olsun, ülke yangın yeriyken iki parça bezin
derdine düşenlere yazıklar olsun. Bu portre sonsuza kadar orada yer alacak ama onlar ne kadar yerlerinde kalacak.
June 12, 2008 at 6:57 pm |
Dünyanın her zaman kabul ettiği büyük lider ATATÜRK’ün 26 yıldır var olan ancak çok kimsenin bilmediği bu şahane eseri bizlere sunduğunuz için ayrıca bu konudaki inanılmaz mücadelenizi tebrik ediyorum, kısaca sizi minnettarız.
İnanıyorumki bu güzel ülkemizde sizin gibi vatan severler var oldukca ulu önderimizin daha nice devasa portrelerini yapar birilerinin gözüne sokarız.
Ulu önderimize olan sevgimizi ve bağlılığımızı her daim canlı tutmalı büyük bir sevgiyle yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Yapımında emeği geçen tüm herkese teşekkürleri bir borç biliriz.
June 13, 2008 at 8:00 am |
Teşekkürler Sn. SEZGİN AYTUNA
Böylesi bir dönemde ATATÜRK sevgisini tekrar hatırlattığınız için…
June 15, 2008 at 2:12 pm |
Bu kimselerin bilmediği dağlardaki ATATÜRK Portresi; Newyork’taki Özgürlük Heykeli ya da Rio’daki İsa heykeli kadar ilgiyi hak ediyor. Sezgin senin zahmetin ve çabaların sonucunda umarım ki böyle bir ilgi oluşur. Bu eseri meydana getirenlere ve bilinmesini sağlayan sana teşekkürler..
June 18, 2008 at 6:53 am |
Çok değerli ve başarılı bir çalışma. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.
Ömer Yavuz
June 19, 2008 at 11:57 am |
Böyle bir eserden bugüne kadar bihaber olmak beni bir TÜRK olarak utandırdı. Ama sayenizde bu eseri görmüş olduk. Bu şaheseri meydana getirenlerin eline ve yüreğine sağlık olsun. Sezgin ağabey, bu konuda bizleri bilgilendirdiğiniz için sizide tebrik ederim.
Cengiz Çelebi
June 21, 2008 at 12:41 pm |
Değerli Sezgin Bey!
Gerçekten bu fotoğraflar şaşırttı beni. Bizzat kendim de Erzincan’a gittiğim için, bu eser hakkında nasıl olur da, hiç birşey duymadım diye, üzüldüm..Kesinlikle belgesel konusunda size katılıyorum! Herkesin bilmesi ve en önemli, görmesi gereken bir eserdir bu. 27 yıl içinde bir sembol haline gelmesi gerekirken, unutuldu…Dilerim ki, bir gün çabalarınızın karşılığını alır ve bütün Türkiye’ye 3000 askerin emeğini sergileme fırsatı bulabilir, bu vatanın kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü tekrar yüreklerinde canladırırsınız.
Saygılar ve selamlar!
Maria Kaban
June 27, 2008 at 1:58 pm |
Sezgin Bey,
Bu konuda niye memlekette kimsenin bilgisi olmaz, hayretler içerisindeyim. Böyle bir görsel güzelliği ve sanat eserinin varlığından insanımızı haberdar ettiğiniz için minnetarız.
Saygılarımla
Kubilay Kumsal
June 30, 2008 at 4:08 pm |
Sezgin bey, Mustafa bey,
51 yaşımı dolduralı 3 ay oldu. Halen elektronik mühendisi olarak çalışmaya çalışıyorum. Emekliliğime az kaldı. Resim ve mesaj bana 27 haziran 2008 geldi ve 3 gündür google earth -Erzincan – Sezgin Aytuna- Mustafa Aydemir’i aramadayım. Trafiğim karışmış vaziyetteyim. Fırsat buldukca bilgi toplamaya çalışıyorum öğrendikce gördükçe, heyecanım artıyor her bulduğum bilgiyi çevreme aktarmaya çalışıyorum. Hâlâ bu olayın hiç bir kahramanı ile muhatap olamadım. Öncelikle size ,onu Türkiye’ye gömülü olduğu açık hava mezarlığından çıkarıp farkettiren değerli insan bilim ve haysiyet adamına, sayın Aytun’a çok teşekkürler ve bu muhteşem anlamlı muazzam eserin muessiri bir “Çılgın Türk” Mustafa Aydemir ve katkı sağlayan komutanları, o günlerin üç binlerce gönüllü erleri, sivilleri kim varsa bir damla boya, kireç, minik bir çakıl taşı kim ne kattıysa herkese çok çok teşekkürler. Hepinize minnet duyuyorum. Böyle gurur verici bir sanat ve emek abidesine Türkiye 26 senedir sahip ve sevgili Erzincan bile bundan habersiz.!! Bu olay çok abes, çok acı geldi bana. Çok üzüldüm…Bize istiklal şairimiz Mehmet Akif’i hatırlatan vakur tavır hoş etti gönlümü “”..Paşamız, resim bitince ödül olarak, benim (ve ekibimin) tezkerelerini imzalayıp bizlere verdi. Ayrıca benim bu portreye imzamı atmamı emretti. İlk defa bir emre karşı gelerek bunların hepsini reddettim ve askerliğimden normal süresinde terhis oldum. Çünkü ben bu resmi bir ödül almak için değil, özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz kişiye minik bir borç ödeyebilmek için hayal etmiştim. Ayrıca bu resme küçük bir taş koyanı o resme gönlünü bağlayanı da düşünerek ona bir imzayla tek başıma sahip çıkmak istemedim. Bugün de olsa aynı şeyi yaparım. ..”" diyen sözlerin sahibi yigit Mustafa Aydemir’i kutlar tüm katkı sağlayan kahramanlara tekrar teşekkür ederim.
İrfan Tetik
July 1, 2008 at 1:58 pm |
Sezgin Bey;
Yıllar sonra Atatürk’ün portresini gördükten sonra askerlik yıllarımı hatırladım. Portre hazırlandıktan sonra 2003 yılında 1 aylık kısa askerlik dönemimde birkaç kez bizi talim ve bazı yerlerini tamir için portreye götürmüşlerdi. Portrenin içine girince ortalık siyah beyaz taşlarla bezenmiş bir görünümde. Nöbetlerimdede sürekli portreyi seyrederdik.
Böyle güzel bir olayı güncellemeniz ve tanıtmanız süper bir olay sizi kutluyorum.
Saygılarımla
Yaşar Kesgin
July 16, 2008 at 8:34 pm |
Sayın Aytuna,
Diyecek söz bulamıyorum. Aslında üzülüyorum, bunca yıl hiç kimsenin bu harika yapıtı merak etmediğinden, kim yaptı , nasıl yaptı diye…
Üzüntüm şundandır- acaba bir çok şey gibi bir iki hafta sonra bu da unutulmaz mı…
Size gönülden teşekkürler. Şuna inanıyorum ki; sizin gibi, benim gibi nice Ata sevgisiyle dolu insanımız var.Bu portrenin belgeselini mutlaka yapacağımıza eminim.
Saygılarımla
Ayşe Borucu
September 1, 2008 at 12:28 pm |
Sezgin bey sizi ve bu devasa portreyi dağlara kazıyan-çakanları gönülden kutlarım. “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” Atasözünü anımsayarak Atatürk’ümüzün gözlerden ırak olmadığını/bırakılmadığını görmekten sevinçliyim. Özellikle içinde bulunduğumuz zaman diliminde böyle güzelliklere gerçekten ihtiyacımız var.
Portrenin yapılışının üzerinden oldukça uzun bir zaman geçmiş ve yapılmasına emek veren kişilerden bazıları bugün yaşamıyorlar. Hal böyleyken; “bilmem ne” futbol takımının yaptırdığı bir flamanın veya “bilmem kim” adlı bir kişinin bıyıklarının çok uzun olması medyamızda konu olmaktayken bu portrenin varlığının bile duyurulmamış oluşu garip değil mi?
Filanca mankenin dudaklarına silikon sıktırması tüm ülkece gayet güzel bilinirken bu portrenin varlığından çok çok az sayıda insanın haberdar olması garip bir tezat değil mi?
Dileğim; Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün portresinin dağlara kazılı olması yanında O’nun devrimlerinin ve fikirlerinin, bizlere salık verdiği yaşam tarzı ve korunması gereken değerlerin tüm gönüllerde kazılı olmasıdır.
Saygılarımla.
September 6, 2008 at 7:05 am |
Eserin fikir babasından, izin veren komutanlarımızdan, gönüllü çalışıp emek harcayan askerlerimizden, buraya nakledip unutulmamasını sağlayan duyarlı Türk Vatandaşı Sezgin Aytuna’dan Allah razı olsun.
Mustafa Usta
December 30, 2008 at 6:46 pm |
Çok güzel, böyle bir memleketin çocuğu olduğum için mutluyum.
February 18, 2009 at 5:30 pm |
Erzincan Vakfı, Tandırbaşı Dergisi yöneticisi - Sn. Av. Bekir Ekinci beyi bu dev heyecanı duyurduğu için kutluyorum. Can Erzincan'dan da, bu ülkenin orta yaşlı bir aşığı veya garip seveni olarak bütün vatan sathından beklediğim gibi biraz daha canlanma bekliyorum. Saygılarımla.March 14, 2009 at 10:20 am |
Sevgili kardeşim mükemmelin de üstünde. Bunu görmemekten ve duymamaktan çok hayıflandım suçlu gibi hissediyorum kendimi. Çanakkale şehidi Miralay Hakkı bey’in ve onun oğlu babam senin de öğretmenin merhum Em.Albay Murat Doan da müthiş gururlanırlardı. Onlar ve Atatürk bizim diyenler adına teşekkürler.
Osman Otoman
March 19, 2009 at 2:05 pm |
Sezgin Bey,
Bizleri böylesine güzel bir çalışmayla buluşturduğunuz için teşekkür etmemle birlikte bu buluşmamın geç kalmışlığından dolayı lütfen sitemlerimi de iletmeme izin verin. Böylesine güzel ve anlamlı çalışmanın duyurusu da geniş kapsamlı olsaydı diye düşünüyorum. Teşekkürler. Emeği geçen herkesin eline sağlık.
Muzi
May 3, 2009 at 9:27 pm |
Sayın Aytuna,
Ben de askerliğimi 1981 de, 4 aylık kısa dönem olarak Erzincan’da yaptim, henüz böyle bir portre yoktu o zaman.
Bu harika çalışmaya emeği geçen tüm askerleri, ve fotoğraf ve belgesel çalışmalarınızdan ötürü de sizi kutlarım.
Saygılar,
Mazlum Kosma
Georgia Eyaleti Turk Amerikan Kultur Dernegi Baskani
Atlanta, Georgia, USA
May 9, 2009 at 2:01 pm |
Sezgin bey,
Gösterdiğiniz sosyal duyarlılık tadire layık. Bunun yanında olaydaki emek düşünülünce önemi daha da artmakta şüphesiz. Atatürk’ün ebediliğinin dünyaya birkez daha kazınması zaten paha biçilmez vatan toprağını daha değerli kılmıştır inancındayım. Gönlüm isterki okul yıllarında felsefeleride öğrencilerin beynine hiç çıkmayacak desturlar olarak eklenebilsin.
Emeği geçen herkezi kutluyorum.
Saygı ve Sevgiler.
Haludun Levetoğlu
July 15, 2009 at 8:29 pm |
Sezgin bey,
Size Mustafa Aydemir’in bir başka özelliğini de ben anlatmak isterim. Sevgili arkadaşım Mustafa ile yıllardır görüşürüz. “Ben Bir Türk Zabitiyim” isimli belgesel kitabı sayesinde tanıştık ve dost olduk. Kumluca Antalya’da bir deniz müzesi yapmak için Belediye başkanı ile görüşmeden dönerken tesadüfi olarak “-Erzincan’ da da önce beni anlamadılar”, dediğinde birden ona dönüp -o resmi sen mi yapmıştın? diye sorduğumda sanki bir sırrı saklamayı becerememiş gibi “-evet ben yaptım”, dedi. Bunca zaman içinde bir gün ağzını açıpta “-bu resmi ben yaptım”, diye bir şey anlatmamıştı. O gün saatlerce ona başından sonuna anlattırdım. Ben, eşim ve arkadaşlarım akşam yemeği saati çoktan geçmiş olmasına rağmen saatlerce Mustafa’nın heyecanlı hikayesini dinlemek onuruna eriştik. Mustafa gerçek anlamda bir kahramandır. Böbürlenmeyen, mütevazi ve daha bir çok kahramanlıklara gebe ruh ve akla sahip özel bir insandır.
Nur Sağlamer
October 19, 2009 at 4:17 pm |
Diyecek bir şey yok müthiş. Keşke herkes sizin gibi Atatürk’ümüze sahip çıksa..
Duygu Bulut
November 3, 2009 at 8:35 pm |
Bu muhteşem eserde bizzat emeklerini ortaya koyanlar ve bu eseri çok yıllar sonra dahi olsa bize tanıtımına katkıda bulunanlara sonsuz minnet duygularımı sunarım.
Yaşasın ATATÜRK , yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.
A.SOYAK
November 5, 2009 at 8:38 pm |
Sevgili Sezgin Aytuna,
Bu güzel eseri ve portreyi tespit edip fotoğrafını çekmeniz bile ince ruhunuz sanata olan aşkınızın ispatı ve delilidir, tebrik eder belgeselinizin gerçekleşmesini canı gönülden dilerim.
Osman Samur